Mar 01

 Hasan Fehmi

1875 yılında Babadağı’nda doğan Hasan Fehmi Bey 1898′de istanbul Hukuk Mektebini bitirmiştir. Çorum, Niğde, Perşembe Savcı Yardımcılıkları görevlerinden sonra İzmir Bidayet Mahkemesi Başkanlığına atanmıştır. Sonrasında Halep İstinaf Savcılığı, Bursa İstinaf Mahkemesi Başkanlığı yapmıştır. İstanbul’daki Damat Ferit Hükümeti tarafından isteğine bakılmaksızın zorla Kastamonu’ya atanması nedeniyle hakimlikten çekilmiş, bir süre Bursa’da avukatlık yapmıştır. Bursa’dan 1920′de milletvekili seçilmiş ve bu görevini sürdürdüğü sırada Sivas Temyiz Heyeti Hukuk Dairesi Başkanlığına atanmıştır.

1921′de görevi Ceza Dairesi Başkanlığına çevrilmiştir. Kendisine 1.Başkanlık görevinin hangi tarihte verildiği konusunda kesin sonuç veren resmi nitelikte yazılı belge yoktur. Ancak 1921 tarihinde izin uzatım isteğini kapsayan telgrafı “Temyiz Reisi Evveli Hasan Fehmi” imzası ile göndermiştir.

Hasan Fehmi Bey 14 Kasım 1922′ de Sivas Hükümet Konağında bulunan makam odasında vefat etmiştir.

written by admin \\ tags:

Mar 01

Ahmet Cevdet Paşaahmet cevdet paşa

Osmanlı devlet adamı, tarihçi ve hukukçu. 12 ciltlik bir Osmanlı tarihi yazmış, Mecelle’nin hazırlanmasında önemli rol oynamıştır.

1822-1895 yılları arısında yaşamıştır. İlköğrenimini Lofça’da yaptı.Daha sonra İstanbul Fatih’teki Papasoğlu Medresesi’ne girdi. Burada öğrenimini sürdürürken bir yandan da tarih, coğrafya, astronomi, matematik gibi alanlarda özel ders aldı ve Fransızca öğrendi. Medreseyi 1844′te bitirdikten sonra Premedi (bugün Arnavutluk’ta) kazası kadılığına atandı. 1845′te İstanbul ruüsu alarak müderris oldu. 1846′da Sadrazam Mustafa Reşid Paşa’nın yanında görevlendirildi. Bu tarihten paşanın öldüğü 1858′e değin hukuksal konularda danışmanlık yaptı. 1849′da, olağanüstü görevle Bükreş’te bulunan Fuad Efendi’nin (Paşa) yanına gönderildi. 1850′de Meclis-i Maarif üyeliğiyle birlikte Darülmuallimin müdürlüğüne atandı. 1851′de yeni kurulan Encümen-i Daniş üyeliğine getirildi. Osmanlı Devleti’nin 1774′ten sonraki tarihini yazmakla görevlendirildi. 1855′te vakanüvisliğe atandı. 1856′da Galata kadısı oldu. 1857′de “Mekke” payesi aldı.

Fransızca, Farsça öğrenmiş, bunun yanısıra matematik, felsefe, kozmoğrafya ve tabii ilimler üzerinde de çalışmış dönemin ünlü bir hukukçusudur. Kadılık, Divan-ı Ahkam-ı Adliye Reisliği yapmıştır. “Mecelle-i Ahkam-ı Adliye” isimli hukuk metnini oluşturanların başında gelmiştir. Divan-ı Ahkam-ı Adliye Reisliği nazırlığı (bakanlığa) çevrilince Adalet Bakanı olmuştur. Beş kez Adalet Bakanlığı, üç kez Eğitim, iki kez Evkaf, bir kez Dahiliye, Ticaret ve Ziraat Bakanlıklarında bulunmuştur. “Cevdet Tarihi” en önemli eseridir.

Ahmet Cevdet Paşa 26 Mayıs 1895 günü vefat ederek, Fatih Camiine bitişik türbesine gömülmüştür.

written by admin

Mar 01

Osman Arslan

21.12.1942 tarihinde Kalecik’te doğmuştur. Kırıkkale Lisesini bitirmiş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1964 yılında mezun olduktan sonra, askerliğini Vize’de yedek subay olarak yapmıştır.

Keskin hakim adayı olarak mesleğe başlayan Arslan, sırasıyla Göksün, Osmancık, Şanlıurfa, Düzce ve Ankara Hakimliği görevlerinde bulunmuştur. 

23.6.1987 tarihinde Yargıtay Üyeliğine seçilen Osman Arslan, Yargıtay Büyük Genel Kurulunca 18.1.1994 tarihinde ilk kez, 3.2.1998 tarihinde ikinci kez, 4.2.2002 tarihinde üçüncü kez Yargıtay Onaltıncı Hukuk Dairesi Başkanlığına, bu görevini sürdürürken 02.12.2004 tarihinde de Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca, Yargıtay Birinci Başkanlığı’na seçilmiş olup, 20.12.2007 tarihine kadar görev yapmıştır.

Fransızca bilen Arslan, evli ve üç çocuk babasıdır.

written by admin \\ tags:

Mar 01

Hasan Gerçeker             hasan gerçeker

01.06.1946 tarihinde Ankara’da doğmuştur. Ankara Gazi Lisesini bitirmiş, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1970 yılında mezun olduktan sonra, askerliğini İstanbul’da yedek subay olarak yapmıştır.

Ankara hakim adayı olarak mesleğe başlayan Gerçeker; sırasıyla Doğubeyazıt, Pazaryeri, Aksaray Cumhuriyet Savcı Yardımcılığı, Askeri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Yardımcılığı ve Yargıtay Tetkik Hakimliği görevlerinde bulunmuştur.

20.01.1995 tarihinde Yargıtay Üyeliğine seçilen Hasan Gerçeker, Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca 21.01.2002 tarihinde ilk kez, 23.01.2006 tarihinde ikinci kez Yargıtay Dokuzuncu Ceza Dairesi Başkanlığına, bu görevini sürdürürken 06.02.2008 tarihinde de Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca, Yargıtay Birinci Başkanlığı’na seçilmiş olup halen Yargıtay Birinci başkanı olarak görevini sürdürmektedir.

written by admin \\ tags:

Mar 01

Vural Savaş

Vural  Savaş (1938 -  .... )1 Ağustos 1938′de Antalya’da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘nden 1969 yılında mezun olduktan sonra, Ankara Hakim Adayı olarak mesleğe başlayan Savaş, sırasıyla Aralık ve Gülnar Hakimliği ile Yargıtay Tetkik Hakimliği görevlerinde bulundu.
7 Kasım 1987 tarihinde Yargıtay Üyeliğine seçilen Vural Savaş, Birinci Ceza Dairesi Üyesi iken, Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca 24 Aralık 1996′da yapılan seçimlerde en çok ikinci oyu alarak (93) Mater Kaban’ın (101 oy) ardından beş aday arasına girdi. Savaş, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 17 Ocak 1997′de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı‘na seçildi. 

Vural Savaş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı görevi süresince “laiklikten ödün vermez tutumu” ile tanındı. Vural Savaş, 21 Mayıs 1997 tarihinde Refah Partisi’nin (RP) temelli kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın genel başkanı olduğu RP, 16 Ocak 1998 tarihinde kapatıldı. Savaş, 7 Mayıs 1999 tarihinde de Fazilet Partisi (FP) hakkında kapatma davası açtı ve parti kapatıldı.
Vural Savaş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki 4 yıllık görev süresini 21 Ocak 2001 tarihinde tamamladı. 
Savaş, Yargıtay Genel Kurulu’nun 18 Aralık 2000 tarihindeki aday belirleme seçiminde 153 oy aldı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, aynı gün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Yargıtay’daki seçimde 104 oy alarak ikinci aday olan 11. Ceza Dairesi Başkanı Sabih Kanadoğlu’nu seçti.
Savaş, 19 Aralık 2000 tarihinde, görev süresinin sona ermesinden sonra emekli oldu.
Evli ve üç çocuk babasıdır.
Kitapları :
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu Yorumu (1995)
Refah Partisi İddianamesi (1997)
Türk Ceza Kanunu Yorumu (1999)
Militan Demokrasi (2000)
Militan Atatürkçülük (2001)
Satılmışların Ekonomisi (2002)
Güldeste Etkilendiğim Şiirler (2003)
Atatürk’ün Kemiklerini Sızlatan Parti: CHP (2003)
Türkiye Cumhuriyeti Çökerken (2004)
Emperyalizmin Uşakları (2005)
Dip Dalgası (2006)
Vatanın Bağrına Düşman Dayamış Hançerini (2007)
AKP ve CHP’nin Gerçek Yüzü (2007)

written by admin \\ tags:

Mar 01

Avukat Özdemir Özok

1945 Kahramanmaraş – Göksun doğumlu
1970 tarihinde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi‘nden mezun
1978 – 1980  Ankara Barosu Başkan Yardımcılığı
1982 – 1987 Türk Hukuk Kurumu Sayman Üyeliği
1990 – 1992 Ankara Barosu Başkanlığı
1993 – 1997  Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu Üyeliği
1997 – 2001  Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreterliği
2001 – 2005 Türkiye Barolar Birliği Başkanı
Mayıs 2005 Türkiye Barolar Birliği Başkanı

*Av.Özdemir Özok halen TBB başkanlığı görevini sürdürmektedir.

written by admin \\ tags:

Mar 01

Yavuz Bülent Bakiler

1936 tarihinde Sivas’ta doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Gazetecilik, yöneticilik, avukatlık yaptı. Kültür Bakanlığı’nda üst düzey yöneticilik yaptı. Hisar dergisi şairleri arasında yeraldı.

Geleneksel şiirimizin öğelerinden yararlanarak memleket, tabiat, insan sevgisi ve millî duyguları önplana çıkaran şiirler yazdı.

ESERLERİ
Yalnızlık, Duvak, Seninle ve Şiirimizde Ana, şairin basılmış şiir kitaplarıdır. Üsküp’ten Kosova’ya (gezi notları).

LÂLELİ-AKSARAY
Yine akşam, yine gurbet, yine başımda efkâr
Ve yine içimde şarkılı sesin
Gözlerimde çizgi çizgi duraklar,
Duraklarda hayâl meyâl sen misin?

Sen misin yanyana gezemediğim?
İnce sitemini sezemediğim
Sırrını bir türlü çözemediğim,
İçimdeki çetin sual sen misin?

Bu nasıl yürekten söylenmiş makam?
Dinlediğim bütün türkülerde gam.
Lâleli-Aksaray arasında bir akşam.
Dinlediğim tatlı masal sen misin?

Ne derse aldırma şimdi artık el.
Gel bir akşam yine türkülerle gel!
İstanbul seninle çok daha güzel
İstanbul’dan güzel hayal sen misin?

Biliyorum seni türküler yaktı,
Türkülü gözlerin ıslak ıslaktı.
Şimdi beni sokak sokak her akşam vakti.
Dolaştıran “Dişi kartal” sen misin?

Yine akşam, yine gurbet, yine başımda efkâr.
Ve yine içimde şarkılı sesin.
Gözlerimde çizgi çizgi duraklar
Duraklarda hayâl meyâl sen misin?

written by admin \\ tags:

Mar 01

 Ziya Nur Aksun

29 Mayıs 1930’da Konya’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimi Konya’da yaptı. 1955 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Ziya Nur, eserlerinden ziyade sohbetleriyle tanınmıştır.

Osmanlı ve İslam tarihi hakkında geniş bilgisi, günlük siyasetimizin muhtelif elişmelerini sağlam bir tarih muhakemesiyle değerlendirmesi, Osmanlı-Türk devlet telakkisi hakkındaki efsunkar tesbitleri, çevresinde toplanan her zümreden münevverleri ve gençleri etkilemiştir.

Onun Dündar Taşer (1925-1972) ve Erol Güngör (1938-1983) ile memleket meseleleri ve milli düşünce etrafında yaptığı sohbetler, Dündar Taşer’in vefatını müteakib kendisi tarafından derlenmiş, ve 1974 yılında Z. N. Rumuzu ve Dündar Taşer’in Büyük Türkiyesi; adı ile yayınlanmıştı. Eser gençler ve Türk okuyucusu nezdinde büyük bir alaka ile okunmuş ve 6. baskısı yapılmıştır.

Ziya Nur Bey’in diğer büyük bir eseri de Filibeli Şehbender-zade Ahmet Hilmi’nin;İslam Tarihi’ni hafifce sadeleştirerek, notlar ve geniş istidratlarla kitabın hacminden daha fazla ilaveler yaparak ve Filibeli hakkında geniş bir tetkike dayanan biyofrafi ile birlikte neşrettiği eserdir. Bu eser, İslam Tarihi’ni ele alış tarzıyla hala aşılamamıştır. Usul bakımından tamamiyle emsallerinden farklı olduğu gibi, İslam Tarihi’nde Türkler’in Selçuklu ve Osmanlılar’ın ve Moğolların oynadıkları rollare de vukufla değerlendirmeye tabi tutan bir eserdir. Eserde sünni ve şii tarikatler, dini-siyasi cereyanlar bugünkü nesillerin sorularına cevap verecek bir bilgi özeti ve muhakeme tarzıyla tabarüz ettirilmiştir. Adı geçen eserin ilk baskısı 1974’de, ikini baskısı ise 1982’de yapılmıştır.

Ziya Nur Bey’in bu iki eserinden başka, Diriliş dergisinde yine Z: N. Rumuzuyla yazılmış makaleleri vardır. Faka onun en büyük eseri, muhakkak ki müsveddeleri 3000 sahifeyi geçen Osmanlı Tarihidir. Maalesef bu eser Birinci Cihan Harbi yıllarına kadar yazılmış olmasına rağmen, henüz bitmemiştir. 1965’lerden 1976 yılına kadar 7000 cilde yakın Osmanlı tarihi kaynaklarını tetkik eden Ziya Nur, eserini biran önce yayınlamasını isteyen dostlarına, bu eserin bu haliyle neşredilmesini istemediğini, her şeyden önce tarih yazmağa başladğı zamanki görüşlerinde mühim değişiklikler husule geldiğini, bu itibarla yazdıklarını yeniden elden geçirmesi icab ettiğini, ayrıca böyle bir tarihin baş tarafına Osmanlı devlet telakkisiyle alakalı 150-200 sahifelik geniş bir önsöz yazmaya kararlı olduğunu, hatta bunu notlar halinde tesbit ettiğini söylemişti. Maalesef, 1976 yılında geçirdiği bir felç sonunda Ziya Nur Bey konuşma ve yazma melekesini önemli ölçüde kaybetti. O zamandan beri konuşma melekesini ilerletme yolunda bazı gayretler göstermeşse de henüz tatmin edici bir seviyede değildir.

Ziya Nur Bey, tarihçiliğinin yanı sıra çağdaş Avrupa düşünce ve siyasetini yakından takib eden, güzel sanatlarda, bilhassa ressamlıkta kaabiliyetli, şiir ve musikimize hayran bir mütefekkirdir. Evinde yağlıboya tabloları bir sergi açacak kadar çoktur.

written by admin \\ tags: